Mircea Lucesu Rusya-Ukrayna savaşında yaşadıklarını anlattı! ‘Korkunç şeyler gördüm’

Dinamo Kiev’i çalıştıran Rumen teknik adam Mircea Lucescu, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş sonrası Kiev’de yaşadıklarını anlattı.

Ukrayna’dan ayrılması için büyükelçinin baskı yaptığını belirten Lucescu, gümrük ve kontrol noktaları nedeniyle ülkesi Romanya’ya giderken zor saatler yaşadığını ve korkunç şeyler gördüğünü belirtti.

İşte Lucescu’nun açıklamaları;

“Kiev şehri bunu bekliyor muydu?

“Bir gece uyandım ve bana çok güçlü gök gürültüsü gibi geldi, ama hayır, maalesef hayır. Bana savaşın başladığını ve Kiev’in kapılarına kadar geldiğini söylediler”

“Hayır, kimse bunu beklemiyordu. Donbass’ta en fazla bir çatışma olacağı düşünülüyordu. Hiç kimse şu andaki gibi bir istilaya inanmıyordu. Çatışmalar başladığında, futbol artık oynanmıyordu ve beklemek zorundaydık. Bir gün bekledim. Bu arada Ukrayna’dan ayrılmam için büyük elçiliğim bana baskı yapıyordu. Başkanımla konuştum, oyunculara güvence verdim, ailelerin futbolcuların ailelerinin güvende olduğuna emin olduk. Bunların ardından ekibimle birlikte yola çıktık.”

“Gümrük ve kontrol noktaları nedeniyle 17 zor saat yaşadım. Şehirden çıkmak için saat yedide yola çıktık, sokaklar, şehirden çıkmaya çalışanların arabalarıyla tıkanmıştı. Kiev dışında ikinci yollar aramaya başladık. Yolda güneye doğru giden asker konvoyları gördük çünkü Karadeniz’den ülkeye bombalama başlamıştı. Moldova sınırına vardık, orada korkunç sahneler gördüm. Kadınları ve çocuklarına sınıra kadar eşlik eden daha sonra geri dönmek zorunda kalan erkekleri gördüm. Orada savaşın gerçek dramını anlıyorsunuz.”

Bükreş’e geldiğinizde ne yaptınız?

“Romanya Futbol Federasyonu Başkanı Razvan Burleanu ile konuştum ve sadece Dinamo’dakilerin değil, diğer yabancı futbolcuların da Ukrayna’dan çıkışını kolaylaştırmak için çaba gösterdik. Özellikle Güney Amerikalılar, onların yolculuğunu Shaktar Donetski Junior Moraes ile birlikte adım adım takip ettim. Gösterdiği güç için ona teşekkür ederim.”

Başka kimlere teşekkür edersiniz?

“UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Ukrayna, Moldova ve Romanya futbol federasyonları başkanlarına. Eğer savaş devam ederse, UEFA’nın oyunculara kendilerini serbest bırakma ya da en azından sezonu bitirmek için kredi alma fırsatı vereceğini umuyorum. Aileleri olan genç oyunculardan bahsediyoruz. Futbol oynamaya devam etmek zorundalar, bu onların işi.”

“FUTBOL KORUNMASI GEREKEN BİR İYİLİKTİR”

“Futbol olmadan dünya daha zor. Pandemide neler olduğunu gördünüz. Sinemalar, tiyatrolar ve diğer eğlence işleri durma noktasındaydı, futbol ise ilgisini, stadyumda taraftarlar olmadan bile ayakta tuttu. Stadyumlar, yeniden açılır açılmaz insanlar hemen geri döndüler. Futbolun, gücünün ne olduğunu anlıyor musunuz? Futbol, korunması gereken bir iyiliktir.”

Futbolun devam etmesi için Ukrayna Ligi’ne ev sahipliği yapmak isteyen komşu ülkelerden de bahsediliyor, bu konuda ne biliyorsunuz?”

“Evet, bu masada olan bir teklif. Romanya istekli, ayrıca, Polonya ve Macaristan da var. Ceferin’in bunu düşündüğünü biliyorum. Eğer böyle bir şey isterseniz, bunu organize etmek zor olmayacaktır.”

2004’ten beri Ukrayna’da çalışıyorsunuz, daha önce Donbass’taki çatışmaları da gördünüz, Ukrayna’daki insanlar şu anda nasıl hissediyorlar?

“Bir fetih ülkesininki gibi, bu onların hikayesi. Şu anda Ruslar işgal etti. Yüz yıllar boyunca da Polonyalılar, Moğollar, Tatarlar ve Germen hakları işgal etti. Hiçbir zaman güçlü ve bağımsız bir devlet kurmayı başaramadıar. Şimdi bunu yaptıklarına göre ‘işgal’ geliyor. Ancak tam da bu konu onların Ukraynalı olmalarından son derece gurur duymalarını sağladı.”

“YENİ VE HEVESLİ BİR DEVLET OLARAK GÖRÜYORLAR”

Ukrayna’da böyle bir direniş beklenmiyordu?

“Evet, Ukrayna, kendini, kendi dilini kullanan, daha önce olmayan bir şey olan yeni ve hevesli bir devlet olarak görüyor. Kendilerini kültürden dine kadar Doğu Avrupa’nın beşiği olarak görüyorlar ve fethedilmeyi kolayca kabul edebilecek bir halk değiller. “

Bunun nasıl sona ereceğini düşünüyorsun?

“Umarım, siyasi bir anlaşmaya varılır ve her şeyden önce ilk gerekliliğin farkına varırız; başkalarının ölmesine izin vermemek. Tekrar ediyorum, hiç kimse böyle bir şey beklemiyordu, Ukraynalılar, Putin’i dinledi, sözlü çatışmalar ve tehditler olacağını düşünüyorlardı. Tarih, bize bu hikayeyi bir başkasına saldıran kardeş ülke olarak anlatacak, bu inanılmaz bir yara.